Başarı Notu Kaç Olmalı?
Okulda, işte ya da hayatta her zaman bir başarı notu var. Sadece okullarda alınan puanlar değil, bir işte gösterdiğimiz performans ya da kişisel hedeflerimize ulaşma sürecinde de kendimize bir başarı notu veriyoruz. Peki ama, bu başarı notu gerçekten ne kadar olmalı? Yüksek bir not mu, yoksa biraz daha düşük ve sürdürülebilir bir başarı yeterli mi? Bu yazıda, bu sorunun geçmişi, bugünü ve geleceği üzerine düşündüklerimi paylaşacağım. Kendi hayatımdan örnekler de vereceğim. Çünkü, bu konu sadece bir eğitim ya da kariyer meselesi değil; aynı zamanda kendimizi değerlendirdiğimiz bir alan.
Başarı Notunun Geçmişi: Zihnimizde Yer Eden “Mükemmeliyet” Kavramı
Başarı notu denildiğinde aklımıza ilk gelen şey, genellikle okulda alınan notlar oluyor. Birçok insan için başarılı olmak, yüksek notlar almakla eşdeğer. Okul yıllarında bu “başarı” kalıbı beynimize o kadar işliyor ki, hepimiz sürekli bir yarış içinde oluyoruz. Bunu ben de yaşadım. Ortaokulda girmediğim sınav kalmazdı, çünkü her zaman yüksek notlar almak istiyordum. Ama bir noktada fark ettim ki, bu sistemin dayattığı başarı anlayışı bana fazla bir şey katmıyordu. Gerçekten başarılı olmanın, sadece yüksek puanlarla ölçülmeyecek bir şey olduğunu anlamam uzun sürdü.
Birçok arkadaşım gibi, “yüksek not alarak başarılı oluyorum” düşüncesine kapıldım. Ancak bu bakış açısının da bazı tuzakları vardı. Yüksek not almak, bir süre sonra sadece dışsal motivasyonla yapılan bir şey haline geldi. Kendime başarı notu vermek, zaman içinde sadece o “geçmek” için yaptığım bir şey oldu. Oysa gerçek başarı, içsel bir tatmin ve denge sağlamakla ilgiliydi. Bunu fark ettiğimde, başarı notunun sadece okulda ya da işte alınan puanlarla sınırlı olmadığını kabul ettim.
Başarı Notu Bugün: Kendi Ölçütlerimizi Oluşturmak
Bugün başarı notu, artık sadece derslerden değil, hayatın her alanında kendimizi nasıl değerlendirdiğimizle ilgili. Gündelik hayatımda bile bazen, “Bugün ne kadar verimliydim?” diye kendime soruyorum. Akşamları işe gitmeden önce, gün içinde yaptıklarımı değerlendiriyorum. Birçok kişi bunu “yeterince iyi değilim” gibi algılayabilir ama aslında bu tür değerlendirmeler, kendimi daha iyi anlamamı sağlıyor. Yüksek bir başarı notu almak isteyen bir insan için, her zaman mükemmeliyet arayışı sürer. Ama gerçek başarı, belki de o mükemmeliyeti her zaman aramamakla ilgilidir.
İş yerimde de bazen kendime bu soruyu soruyorum: “Bugün başarılı oldum mu?” Çalıştığım proje, takım içinde yaptığım iş, toplantılardaki katkılarım… Bunların hepsi başarı notumu belirleyen unsurlar. Ancak bazen, başarının sadece hedeflere ulaşmakla değil, hedeflere ulaşırken öğrenilenlerle ilgili olduğunu hatırlıyorum. Bu yüzden, başarı notumu kendime verirken sadece sonucu değil, süreci de göz önünde bulunduruyorum. Yani “Başarı notu kaç olmalı?” sorusunun cevabı aslında her bireye göre değişiyor. Kimisi için yüksek performans, kimisi için sürdürülebilir bir gelişim yeterli.
Başarı Notu ve Sosyal Medyanın Rolü
Sosyal medya, bu konuda ciddi bir etki yaratıyor. Başkalarının hayatındaki “başarıları” görmek, bazen kendi başarı notumuzu sorgulamamıza neden olabiliyor. Instagram’da görülen tatiller, yenilikçi iş projeleri, mükemmel sosyal ilişkiler… Bu tür paylaşımlar, insanları başarıyı sadece dışsal unsurlarla ölçmeye itiyor. Ancak bu, gerçekten sağlıklı bir başarı tanımı değil. Sonuçta, herkesin kendine göre bir başarı ölçütü var. Bir kişinin yüksek bir maaş alması, bir başkasının ise sağlıklı bir ilişki kurması, farklı başarılar olarak değerlendirilmelidir. Sosyal medya, bu denkleme dışarıdan müdahale ederek, insanların kendilerini sürekli olarak “yetersiz” hissetmelerine yol açabiliyor.
Başarı Notu Gelecekte Nasıl Olmalı?
Gelecekte başarı notunun nasıl olacağı, kişisel gelişim ve içsel tatminle doğrudan ilişkilidir. Teknolojinin hızla değiştiği, işlerin her geçen gün daha karmaşık hale geldiği bu dünyada, başarı ölçütleri de dönüşüm geçiriyor. Belki de gelecekte, başarıyı sadece tamamlanan işlerle değil, gelişen becerilerle de ölçmeye başlayacağız. Yani, başarı sadece sonuçlardan değil, süreçte kazandıklarımızdan ibaret olacak. Her şeyin hızla değiştiği bir çağda, belki de başarıyı en çok zorlandığımız ve hatalardan ders aldığımız süreçlerde bulacağız.
Benim için başarı, bugüne kadar aldığım notlardan çok daha fazlası. Kendimi en iyi versiyonuma ulaştırabilmek, her gün daha fazla şey öğrenebilmek ve başkalarına katkı sağlamak, işte bu benim için gerçek başarı. Bu başarı, sadece hedeflere ulaşmakla değil, aynı zamanda yaşamdan zevk alabilmek, sevdiklerime vakit ayırabilmek ve zihinsel sağlığımı koruyabilmekle de ölçülür. Bu nedenle, başarı notu kaç olmalı sorusunun cevabı çok kişisel bir meseledir. Bu yazıyı yazarken bile, “bugün başarılı oldum mu?” diye düşündüm. Başarı, bazen sadece bir soru ile başlar.