Kitap Görmek Nedir?
“Kitap Görmek nedir” hakkında araştırma yapanlar için hazırlanan bu içerikte önemli noktalara değineceğiz.
Şimdi bir konu var ki, birçoğumuz ya gülümsüyor ya da gözlerini devirmeye başlıyor. O konu ne mi? “Kitap görmek.” Evet, bu sosyal medyada dönen, kafası karışmış, gerçekten bir şeyleri anlamaya çalışan gençler için bir kavram. Herkesin dilinde. Ama ne demek bu? Kitap görmek, bizlere neyi anlatıyor? Gerçekten kitap görmek, bir kitap okuma faaliyeti midir yoksa bir tür modern toplumun eğlencesi, “görsel” kültürün son halkası mıdır? Bu yazıda, bu soruları yanıtlamaya çalışacak ve bu popüler “kitap görmek” teriminin anlamını sorgulayacağım.
Kitap Görmek Nedir? Tanımlama Girişimi
Kitap görmek; kelime olarak düşündüğümüzde, son derece basit bir şey gibi görünüyor: Kitapları görmek. Ama burada “görmek”ten kastettiğimiz, gözlerimizi bir kitabın sayfalarında gezdirmek değil, daha çok o kitabın fotoğrafını çekip sosyal medyada paylaşmak. Başka bir deyişle, kitap görmek; çoğu zaman içeriğini hiç incelemediğiniz, belki de sadece kapağını beğendiğiniz bir kitabı “görsel” olarak paylaşmaktır. Kimseye suçlayamam, çünkü herkesin biraz “kitap görmek” alışkanlığına bulaşması kolay. Bir nevi modern toplumsal övgü kültürü. Instagram’da bir kitap fotoğrafı paylaşmak, bir şekilde kendini kültürel anlamda göstermek için iyi bir yol gibi görünüyor. Ama bu sadece bir “görsel” mi? Gerçekten kitap okuma alışkanlığına katkı sağlıyor mu? İşte burada asıl tartışma başlıyor.
Kitap Görmenin Güçlü Yönleri
Şimdi biraz kitap görmenin faydalarına odaklanalım. Evet, şaşıracaksınız ama gerçekten de kitap görmek, kültürel bağlamda faydalı olabilir. İlk başta şaşkınlıkla karşıladığım bu olgunun, aslında daha derin bir yeri olduğunu fark ettim. Kitapları sosyal medyada görmek, en azından o kitaba dair bir farkındalık yaratabilir. İnsanlar başkalarının okuduğu kitapları görünce merak ederler. “Haa, bu kitap neymiş?” diye bir sorgulama sürecine girerler. Bu, okuma alışkanlığını teşvik etmek için gayet yerinde bir adım olabilir. Kimse “Kitap okumak” zorunda değil ama kitapları görmek, merak duygusunu uyandırabilir.
Mesela ben İzmir’de yaşıyorum ve her gün sosyal medyada birkaç kitap görseli görmek oldukça yaygın. İlk başta sadece içimden “Neyini seviyorsunuz?” diye geçirdim. Ama sonra düşündüm: “Kitapları görmek, bir şekilde daha fazla kişinin kitaplara ilgisini artırıyordur.” En azından birkaç tane daha kitaba göz atıyorsanız, onlardan biri belki ilginizi çeker, belki de hayatınıza yeni bir bakış açısı kazandırır. Kim bilir?
Kitap Görmenin Zayıf Yönleri
Şimdi gelelim, kitabın görselini görmenin sorunlarına… Çünkü bence işin zor kısmı burada. Kitap görmek, okuma alışkanlıklarını geliştirmek için yeterli bir adım değil. Evet, kitaplar sosyal medyada oldukça popüler ama kitapları sadece görmek, onları okumakla aynı şey değil. Kitapları paylaşarak “okuma” işini sosyal medya üzerinde yapmak, benim gözümde büyük bir yanılsamadır. Gerçekten okuyan insanlar, bir kitabı birkaç sayfa açıp kapamakla yetinmezler. O kitabı sindirir, üzerine düşünür ve tartışırlar. Ama maalesef sosyal medyada paylaşılan kitaplar çoğu zaman birer süs eşyası gibi kalır. Bu yüzden “kitap görmek” alışkanlığı, gerçek okuma alışkanlığına dönüşmeyebilir.
Bence kitabı sadece fotoğrafını görmek, aslında toplumun “görsel” kültürüne hizmet eden, hızlıca tüketilebilen, derinliğe inmeyen bir davranış biçimidir. Hele de herkesin aynı kitabı gördüğü, aynı etiketle paylaşıldığı ortamda, bir zaman sonra o kitap, ne yazık ki sadece bir arka plan objesi haline gelir. Kitapların derinliği, onların içeriği, o metni anlamak, bunlar yok olur. Yani, belki de kitapları sadece görmek, aslında kitaba hakaret etmenin en ince yoludur. Çünkü bir kitap, görmek için değil, okumak ve anlamak için var.
Kitap Görme ile Okuma Arasındaki Fark
Hadi biraz da düşündürücü bir soru soralım: Kitap görmek, okumakla gerçekten ne kadar ilişkilidir? Yani, bir kitabın kapağını görmek, o kitabın içeriğini öğrenmek midir? Kitapların görselleri aslında bir tür “sahte okuma” hareketidir. Kitaplar, içerikleriyle anlam taşır, metinle şekillenir. Ama bir fotoğrafla bu deneyimi kısa kesmek, bence sadece bir yanılgıdan ibaret. Ve ne yazık ki günümüzde birçoğumuz bu yanılsama içinde yaşıyoruz. Her gün sosyal medyada gördüğümüz kitap görselleri, bir noktada okuma eyleminin yerini alıyor gibi görünüyor. Ama gerçek okuma, ancak kitapları satır satır, paragraf paragraf sindirerek olur.
Kitap Görmek ve Sosyal Medya Kültürü
Sosyal medya, her şeye kısa bir bakış atmayı teşvik eder. Kitaplar da bunun kurbanı oluyor. Bizler, sürekli bir şeylere hızlıca göz atıyoruz. Ve bu yüzden kitapların da sosyal medyada sadece birer “görsel” olmasına izin veriyoruz. Elbette sosyal medyada kitap görseli paylaşmak, bir tür kültürel ifadeyi yansıtıyor olabilir. Ancak bunun okuma alışkanlıkları üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu tartışmak, önemli bir konu. Kitaplar sadece “görülmek” için değil, “düşünülmek” için var. Ve işte bu noktada sosyal medya, kitabın gerçek anlamını çalıyor.
Sonuç: Kitap Görmek Gerçekten Kitap Okumak Mıdır?
Kitap görmek, belli bir noktada aslında kültürel bir alışkanlık olabilir. Fakat bu, kitabın derinliğini ve önemini göz ardı etmek anlamına gelir. Kitap görmek, kitaba ilgi uyandırabilir ama kitabı okumak, tamamen farklı bir iştir. O yüzden kitapların fotoğraflarını görmek, onları okuma anlamına gelmez. Bir kitabı anlamak, onunla uzun bir yolculuğa çıkmak demektir. Kitap görmek ise sadece bir başlangıçtır, ama asla bir son değildir.
Bundan sonra, belki biraz daha fazla kitap okumayı düşünebiliriz, değil mi? Hadi bakalım, kitap görselleriyle yetinmeyelim, kitapları okuyalım ve gerçekten anlamaya çalışalım. Çünkü okuma, kitaba dair gerçek deneyimdir; görmek ise sadece bir başlangıçtır.